son perde0 yorum var - 12 Kasım 2007 16:12"İçimde bir yengeç var; içimdeki en kuytu kovukta yaşıyor olmalı, oradan seyrediyor herhalde her yaşadığımı. Ancak arada bir hissediyorum varlığını – ancak arada bir belli ediyor kendini. Ama biliyorum hep orada. Bana direnir çoğunlukla; dolambaçlı yollarla karışır yaptıklarıma, ket vurur. Bir yolunu bulup yaptıklarımı engeller, yapacaklarımı belirlemeye çalışır. Bunun temelinde benimle uyum içinde olmaması yatsa gerek. Benim yaptıklarım aykırı geliyor olmalı ona; sanıyorum benden pek hoşnut değil. En çok dayanamadığı da benim devinimsiz, eylemsiz kaldığım zamanlardaki hâlimdir (gün olur, hiçbir şey yapmak gelmez içimden ya da hiçbir şey yapmak gelir – öyle bir köşeye oturur, saatlerce etrafıma bakınırım, seyrederim. Kafamdan bin bir türlü imge, tasarım, düşünce öylesine, gelişigüzel geçip durur; zaman da geçer ya, öyle. Aldırmam...) Bu durumlarda içimde kocaman kıskacının çat–çatını, sert ayaklarının yan yan eşelenen öfkeli katırtısını duyarım. "Yürü git!" der bana ama ben kalakalmış olurum. Dinlemem onu; belki dinlemek elimden – içimden– gelmez." |